Sürülebilen Çikolata Çevre ve Sağlık Dostu Olabilir mi?

cevre ve saglik dostu surulebilen cikolata

Bazıları bağımlı biliyorum ama maalesef sürülebilen çikolata ürünlerinin hem sağlık hem de çevre açısından etik bir alternatifini bulmak çok zor!

Öncelikle şunu söylemek zorundayım; bu ürünlerin kimisinde şeker kimisinde ise glikoz şurubu bulunuyor, özellikle bağımlı olanlar için dikkat edilmesi gereken bir detay bu. Glikoz mısır nişastasından elde ediliyor. Bu şurubun vücutta şeker dengesini olumsuz etkilediği, obeziteye yol açtığı ve kanserli hücreleri beslediği biliniyor.

Yapay tatlandırıcıların dışında bildiğimiz şekerin (şeker pancarı veya şeker kamışından elde edilen) de aşırı tüketimi benzer sorunlara yol açıyor. Kullanıyorsanız beyaz ekmekten veya pirinç, baklagiller, meyveler ve bazı sebzelerden zaten belli oranlarda şeker alıyoruz, üstüne şeker ya da ondan daha da tatlı olan glikoz-früktoz ilaveli ürünleri aşırı tükettiğimizde vücut dengesini farkında olmadan sarsıyoruz ve uzun vadede hastalıklara davetiye çıkarıyoruz. Bu arada bir ürün şeker dışında, tatlandırıcı veya glikoz-früktoz içeriyorsa, Türk Gıda Kodeksi’ne göre ürünün içindekiler kısmında bu belirtilmek zorunda.

Bunlar işin sağlık boyutuydu, gelelim çevre boyutuna… Kakao dünyanın sınırlı bölgelerinde yetişebilen bir ürün, dolayısıyla tıpkı kahve gibi talebi çok olduğu için üretildiği bölgelerde çevre üzerinde baskı unsuru. Adil ticaret sisteminin icat edilmesine sebep olan ürünlerden birisi. Burada çikolata tüketimiyle ilgili önceki bir yazıyı hatırlamakta da fayda var. Sertifikalı olan bazı ithal ürünler dışında piyasadaki sürülebilen çikolata ürünlerinin hiçbirisi sürdürülebilir koşullarda üretilen kakao kullanmıyor.

Bir diğer konu da sadece çikolatalı kremada değil, ambalajlı tatlıların bir çoğunda bulunan palmiye yağı (palm oil) ya da bir diğer adıyla hurma yağı. Palmiye yağı, ürün seçimimizi etkilemesi gereken başlıca içeriklerden birisi; içindekiler kısmında bu yağı gördüğünüz anda o ürünü rafa geri koyun ki vicdanınız rahat olsun. Yoksa yok edilen yağmur ormanlarının ve yaşam alanından edilen bir sürü canlının vebali boynunuza…

palmiye yagi-wwf

WWF kampanyası: “Sürdürülebilir Palmiye Yağı – Fark Yaratabilirsiniz” – Tüketicilerin sürdürülebilir palmiye yağı kullanımını talep etmesi ve üreticilerin bunu tercih etmesi, yerel üreticiler için daha adil çalışma koşulları, yağmur ormanları ve çevresinin korunması, burada yaşayan canlılarla birlikte tüm ekosistemin yaşam hakkının savunulması anlamına geliyor.

Bazı yabancı firmalar, dünya çapında yükselen tepkiler karşısında bu yağı ürünlerinde kullanmazken, bazıları da Roundtable on Sustainable Palm Oil (RSPO) üyesi olan, sürdürülebilir palmiye yağı üreticileriyle çalıştıklarını ilan ediyor, ürünlerinin içindekiler kısmına da “sürdürülebilir palmiye yağı” ibaresini koyuyorlar.

surdurulabilir palmiye hurma yagi

Fakat bu etiket de hala tartışmalı, çünkü bu ürün için sürdürülebilir tarım yapan üretici sayısı toplamın %7si kadar. Bu yağın pazarının %40’ı gibi ciddi bir oranını elinde bulunduran büyük markalar zaten büyük bir yağmur ormanları yıkımına sebep oluyorlar. Bir ürün satın alırken palmiye yağıyla ilgili şunlara dikkat edebilirsiniz:

  • Türkiye’de bazı ürünlerde palmiye yerine palm ya da hurma yağı ifadeleri kullanılabiliyor.
  • Bir üründe doymuş yağ oranı toplam yağ oranının %40’ı kadarsa, bu üründe mutlaka palmiye yağı bulunuyor demektir.
  • Detaylı içerik açıklaması olmadan sadece ‘bitkisel yağ’ ibaresini gördüğünüz ürünlere şüpheyle yaklaşabilirsiniz, içinde palmiye yağı bulunabilir.

Bir de gıda kilometresi ve karbon ayak izi meselesi var tabii… Piyasadaki çok bilinen yabancı markaların yerine bu sürülebilir tatlıların yerli üretim olanları tercih edilerek gıda kilometresine bir nebze dikkat edilebilir, ama onların da çoğu masum değil, neredeyse hepsinde şu palmiye / hurma yağı yine var, yine var…

Bu şartlarda, madem yerli-yabancı üreticiler palmiye yağı kullanmaktan vazgeçmiyor, siz onların ürettiği sürülebilen çikolatalardan vazgeçebilirsiniz! Ben vazgeçemem diyenler eğer vakit ayırabiliyorlarsa evde kendi sürülebilen çikolatalarını yapmayı deneyebilirler. Ben çok tüketmediğim için hiç yapmadım, ama internette bir sürü tarif var.

Evde yapamam diyenlere de iyi bir haberim var, yapay tatlandırıcı içermeyen, içinde palmiye / hurma yağı olmayan ve üstüne üstlük yerli üretim olan ürün seçenekleriniz var, benim keşfettiğim iki ürün olsa da hiç yoktan iyidir…

Fazla şekerli gıda tüketmemeye dikkat ediyorum ama arada etik ürünlerle kaçamak yapmaktan zarar gelmez diyenler bu ürünleri tercih edebilirler 🙂

ChokOliva Zeytinli Çikolata Kreması

chokolivaİzmirliler, hemşerilerim diye söylemiyorum, alternatif ürünler üretmek konusunda baya iyiler 🙂 ChokOliva da İzmir merkezli, UGS A.Ş.’nin (Türkiye’nin zeytin ürünleri ihracatının yüzde 70’ini gerçekleştiren firma) bir markası. İçinde meyve suyu konsantresi, doğal fermente zeytin, %5,8 kakao ve %13 oranında fındık-fıstık var. Yapay tatlandırıcı ve doymuş yağ yerine meyve şekeri ve zeytinyağının kullanılmasıyla güzel bir alternatif yaratılmış. Sürülebilir çikolata kremalarına küstüren iki içerik de, yani yapay tatlandırıcı ve palmiye / hurma yağı da, bu üründe yok. Bu arada bu ürüne şu ana kadar sadece Migros’ta rastladım…

Fiskobirlik Nuga Kakaolu Fındık Kreması

fiskobirlik nuga1938’de kurulan Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’ne bağlı Fiskobirlik Efit’in ürünlerinden Nuga, özellikle “palmiye yağı içermez” ibaresiyle piyasaya sürüldü. Bitkisel yağ içeriği fındık, ayçiçek ve pamuk yağından oluşuyormuş. İçinde glikoz veya yapay tatlandırıcı yok, çünkü daha önce de yazdığım gibi Türk Gıda Kodeksine göre bunun etiketlemede belirtilmesi gerekiyor. Fiskobirlik üretimi olunca içindeki fındık oranı %16, piyasadaki diğer benzer ürünlere göre daha fazla. Yerli fındıkların kullanıldığını söylemeye gerek yok tabii… Ürün birçok markette bulunabiliyor.

Yaşayan Çatılı Ahşap Kuş Evi

yasayan catili ahsap kus evi 3

Bir yandan yaz rehaveti diğer yandan ülke gündemi rehaveti derken uzun süredir elim yazmaya varmıyordu. Bence yazmak için çok güzel bir motivasyon buldum 🙂 Motivasyonun sebebi bir kuş evi!

Kuşlarla ilişkim birkaç yıl öncesine kadar, seslerinden hoşlanmak ve serçe, kumru, güvercin gibi yaygın türleri tanımaktan öte değildi. Küçüklüğümde benim de birçokları gibi maalesef kafeste besleyip birkaç kelime öğrettiğim, öldüğünde gözyaşı döküp apartman bahçesine törenle gömdüğüm bir muhabbet kuşum oldu; Lucky. Bir de arada İzmir Konak meydanında güvercinlere yem vermişliğim…

kızılgerdan

Kızılgerdan (Findhorn Ekoköyü, İskoçya)

Farklı kuş türlerinin ilgimi çekmesi ve her birinin renklerinde, yapılarında, yuvalama biçimlerinde onlarca hikayenin gizli olduğunu keşfedişim ise bir kuşa aşık olmamla başladı. İngiltere’deyken, onların Robin dedikleri, bizde de Kızılgerdan olarak bilinen kırmızı boyunlu bir kuşa ilk görüşte aşık oldum. Bir de bu güzel yaratık insana o kadar yaklaşıyordu ki, beni kendine bağlaması çok zor olmadı. Hikayeye göre İngiltere’de bir zamanlar yaban hayatı hala varken Kızılgerdanlar yaban domuzlarının etrafında dolaşıp onların eşeledikleri topraktan çıkan solucanları toplarlarmış. Yaban domuzlarının nesli tükenince bu sefer bahçelerini eşeleyen insanların etrafında dolaşmaya başlamışlar. Onun gözünde benim yaban domuzundan pek bir farkım olmasa da ben Kızılgerdanı şans meleğim belledim, pek de memnunum bu durumdan. O da bana karşı boş değil bence, Türkiye’ye döndükten sonra beklemediğim birkaç yerde karşıma çıkıverip beni mutlu etti 🙂

 

Kızılgerdanla muhabbetimizden sonra her gittiğim yerde farklı kuş seslerine dikkat kesilmeye, gördüğüm türleri tanımak için kaynak taramaya başlar oldum. Kuş gözlemciliğine gider mi bu ilgi acaba, neden olmasın? WWF Türkiye’nin Üreyen Kuş Atlası diye bir projesini duymuştum, belki gönüllü olarak katılırım diye şu yandaki poster ne zamandır masaüstümde kayıtlı duruyor 🙂 İlgilenenler için projenin linki şu: http://kustr.org/kusatlasi/

Kuşlar dünyasına duyduğum merakın yanında ne zamandır marangozluğun tadına bakmak, ellerimle bir şey yaratmak da istiyordum. Ailemin yanında, yani bahçeli bir yerde de olunca, bir kuş evi yapsak ne güzel olur diye aklımdan geçti. Marangozluk kısmında gerekli danışmanlık için babamı, boyama ve dış tasarım desteği için de annemi ikna edince ailecek işe giriştik.

happy city birds project-Danimarka

Happy City Birds projesi kapsamında
  Danimarka’da farklı şehirlere toplam 3500
kuş evi yerleştirilmiş.

Kuş evlerine belki de şehirlerde daha çok ihtiyaç var. Yapılaşma nedeniyle doğal koşullarda uygun yuva yerleri bulmakta zorlanan kuş türlerine yardımcı olarak yaban hayatın korunmasına küçük de olsa bir katkıda bulunmuş oluyoruz.

Farklı kuş türlerinin davranışlarını, seslerini, renklerini gözlemleme tutkusu, bahçeye ya da yaşam alanınıza yakın bir yere kuş evleri koymanın birinci sebebi olsa gerek. Kuş evlerinin minik dostlarla yakınlaşmak dışında başka avantajları da var. Kuş evleri sayesinde bahçenize uğrayan kuşlar haşerelere karşı bahçenizde yardımcı bir kuvvet olabilir, ayrıca tohum taşıyıcısı oldukları için çevrenizdeki doğal bitki çeşitliliğini beslerler.

Onları daha fazla cezbetmek için bahçeye kuş yemlikleri ve kuş banyoları da ekleyebilirsiniz. Tabii bir de bahçenizde ne kadar çok meyve ağacı olursa meyveleri paylaşmak için o kadar fazla kuş ziyaretçiniz olacaktır.

yasayan catili ahsap kus evi 2Gelelim bizim kuş evinin tasarımına… Biz depoda ne malzeme varsa onlarla ortaya bir şey çıkarttık. Ama kuş evimize çok da güzel bir detay ekledik: yaşayan çatı! Kuş evimizin yaşayan bir çatısı var, yani çatısında bitkiler büyüyor 🙂 Çatı tasarımına göre etrafını çerçeveliyorsunuz ve küçük bir yetiştirme alanı yaratıyorsunuz. İçini su yalıtımına uygun bir malzemeyle kaplıyorsunuz, biz çatı izolasyon malzemesinden bir parça kullandık. Buraya fazla su istemeyen ve derin kök salmayan kaktüs türü bitkiler ektik, kumlu toprak ve çakıl taşları kullanıp üzerini de deniz kabuklarıyla süsledik! Kuş evinin yaşayan çatısı umarım bizim kadar kuşların da hoşuna gider 🙂

Kuş evi yaparken dikkat edilmesi gereken birkaç nokta var:

1-İşlem görmemiş ahşap kullanılması öneriliyor (bizim kullandığımız parçaların bazıları cilalıydı, iyice zımparaladık).
2-En önemli noktalardan birisi kuş türlerine göre giriş kısmının boyutunu ayarlamak (Kuş türlerine göre giriş boyutları hakkında fikir edinmek için Doğa Derneği’nin paylaştığı belgeyi inceleyebilirsiniz).
3-Eğimli çatı içeriyi yağmur suyundan korumak açısından önemli.
4-İzolasyon için kalın ahşap kullanılmalı.
5-Havalandırma delikleri açmayı ve arada yapacağınız temizlik için kuş evinin bir tarafını çıkarılabilir bir parça olarak tasarlamayı unutmamak lazım (biz alt kısmı çıkarılabilir olarak tasarladık, havalandırma deliklerini de bu yüzeyde açtık).
6-Kokusu itici olabileceği için kuş evinin içine boya sürmemek gerekiyor.

yasayan catili ahsap kus evi

Ortaya çıkan şeyin güzelliği bir yana, birlikte üretmenin keyfi ve bu paylaşım çok güzel. Aileyle, dostlarla veya çocuklarla birlikte yapılabilecek farklı tasarımlar bulabilir, hem birlikte üretmenin, hem de doğal çevreye katkıda bulunup bu konuda farkındalık yaratmanın tadına varabilirsiniz.

Gazlı İçeceklere Sağlıklı Alternatifler: Maden Suyuyla Harikalar Yaratın

vişne ve vanilyalı maden suyu

Kutularda satılan gazlı içecekler insan sağlığı için ciddi boyutlarda tehdit unsuru. Gazlı veya değil, ambalajlı içeceklerin çoğundaki en büyük sorun içerdikleri koruyucu maddeler, yapay tatlandırıcılar ve şeker oranı. Gazlı ve yapay tatlandırıcılı içecekleri düzenli tüketmenin de kanser, kalp hastalıkları, diyabet, karaciğerde tahribat ve erken doğum riskini arttırdığına, özellikle 5-9 yaş grubu çocuklarda diş çürümelerine yol açtığına dair bulgular var. Beyin fonksiyonlarını etkileyerek hiperaktiviteyi, gençlerde şiddet eğilimini ve hatta Alzheimer riskini tetiklediği de bilimsel olarak tartışılıyor.

Meksika’da, Amerika’da bazı eyaletlerde, Norveç ve Fransa’da gazlı içeceklerde vergi artışı uygulanıyor. Yakın zamanda İngiltere’de doktorlar, devlete gazlı içeceklerde %20 oranında vergi artışı uygulaması için çağrı yaptılar. Mayıs ayında da, İngiliz süpermarket zinciri Tesco, kendi içecek ürünlerinde şeker oranını azaltmaya yönelik karar aldı.

Avrupa Yaşam Tarzı Tıbbı Topluluğu (European Society of Lifestyle Medicine) yöneticisi Dr. Chidi Ngwaba’nın Daily Mirror gazetesindeki açıklamasına göre, özellikle glikoz-früktoz gibi yapay tatlandırıcılar midede sindirilmeden direk kana karışıyor ve insülin değerlerini yükseltiyor. İnsülin değerleri karaciğerin yağ asitleri üretmesine yol açıyor, bunlar da yağ fazlası olarak özellikle karın bölgesinde birikiyor, diyabet ve obezite riskini arttırıyor. Şekersiz ya da az şekerli seçenekler de farklı değil çünkü bunlarda kullanılan yapay tatlandırıcılar da aynı etkiyi yaratıyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) önerdiği günlük şeker miktarı 25g. Bir kutu gazlı içecekte ortalama 35g, enerji içeceğinde 39g, saf portakal suyunda 26g şeker bulunuyor!

Eğer hiç şeker içermeyen saf su içmenin dışında sağlıklı bir içecek alternatifi arıyorsanız maden suyuyla yaratıcı olabilirsiniz. Maden suyunu birkaç meyve parçası ile karıştırınca alınan şeker miktarı 4g civarında!

Bu arada, doğru maden suyunu seçmekle ilgili dikkate değer birkaç püf noktası var, bunun için şu yazıya göz atabilirsiniz…

İşte maden suyu kullanarak yapılabilecek birkaç alternatif içecek tarifi:

maden suyu çaylı

Meyveli Maden Suyu

 İsteğe göre %100 meyve suyu

Maden suyu

Bardağın 1/4ünü meyve suyuyla, kalanını da maden suyuyla doldurup karıştırın. Böylece, hem bir bardak dolusu meyve suyunda bulunan, doğal da olsa, fazla şeker miktarını almamış oluyorsunuz, hem de maden suyunuza tat katmış oluyorsunuz. Ayrıca, piyasadaki meyveli maden sularında bulunan ilave şekere de maruz kalmıyorsunuz.

 

Misket Limonlu veya Limonlu Maden Suyu

 Misket Limonu veya Limon

Stevia (şeker otu)

Maden suyu

Nane veya fesleğen (isteğe bağlı)

Limon parçaları kattığınız maden suyunuzun biraz da tatlı olmasını istiyorsanız, şeker yerine kalorisi olmayan bitkisel tatlandırıcı stevia yaprağından birkaç tane ekleyebilirsiniz. Stevia yaprağını mikserle öğütüp toz haline getirerek de kullanmak mümkün, veya 20 gram kadar yaprağı yarım litre suyla kaynatıp süzerek şurup olarak da kullanabilirsiniz. İçeceğe, nane veya fesleğen yaprağı ekleyerek farklı bir tat da katabilirsiniz.

 

maden suyu meyveliÇaylı Maden Suyu

Dilediğiniz bitki ve meyve çayları

Maden suyu

Çok basit ve çok lezzetli! Sevdiğiniz bir bitki çayını (veya çay karışımını) sıcak suyla her zamanki gibi hazırlıyorsunuz (iyice demleyin ki tadı yoğun olsun) ve soğumaya bırakıyorsunuz. Çay soğuduktan sonra maden suyuyla karıştırıyorsunuz, bu kadar 🙂 Karıştırırken oranları damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz. Eğer kırmızı meyveler, elma ya da böğürtlen gibi meyve çaylarını kullanırsanız aromanın yanında hafif bir tatlılık da oluyor, ama ben daha tatlı isterim derseniz biraz stevia yaprağı veya şurubu da ekleyebilirsiniz. Dilerseniz içeceğinize meyve parçaları da ekleyebilirsiniz.

 

Vişne ve Vanilyalı Maden Suyu (6 kişilik)

3 bardak %100 vişne suyu

1 vanilya çekirdeği (yaklaşık 15 cm uzunluğunda-aktarlarda bulabilirsiniz)

Maden suyu

Vişne suyu ve vanilya çekirdeğini orta boy bir tencereye alın, kapağı kapalı olarak orta ateşte biraz kaynatın, sonra ateşi kısın ve kapağı açık şekilde 35-40 dakika hafif ateşte pişirin. Suyunu bir bardağa sığacak kadar çektiğinde ateşten alın ve ılımasını bekleyin.

Vanilya çekirdeğini çıkartın ve elde ettiğiniz şurubu cam bir kavanoza alarak dolaba kaldırın, iki haftaya kadar taze kalacaktır.

Servis yaparken uzun bir bardağın 1/4ünü şurupla doldurup bir şişe maden suyuyla karıştırın.

Katkısız Fındık-Fıstık Ezmesi…

katkısız findik ezmesi

Fındık ve fıstık benim için vazgeçilmez atıştırmalıklar. Aslında bütün kuruyemişleri, çok aşırıya kaçmadan, günde bir avuç kadar tüketmeye çalışıyorum. Bir de kavrulmamış ve işlenmemiş halde, kabuklu olarak almaya dikkat ediyorum. Kabuklunun tadına alışınca vazgeçemiyorsunuz 🙂

Fındık, fıstık, ceviz ve badem gibi kuruyemişler doğal omega-3 kaynağı, doğal halleriyle tüketildiklerinde bağışıklık sistemini güçlendirici etkileri olduğu birçok kaynakta belirtiliyor. Fındıkta A, B, C ve E vitaminleri bulunuyor, protein değeri çok yüksek, Fıstık da özellikle B vitamini ve yine protein açısından oldukça zengin. Her ikisinin de beden ve zihin yorgunluğuna iyi geldiği söyleniyor. Ayrıca, fıstık ve fındık yağının antioksidan özelliği olduğu, kolesterolü düşürdüğü, kalp ve damar sağlığına faydası da kolayca ulaşabileceğiniz bilimsel bilgiler arasında…

Bu yemişleri tane tane tüketmek çok güzel ama ezmelerini yemek de ayrı bir keyif! Piyasadaki bazı ezmelerde fındık-fıstık miktarı düşük olup özellikle şeker ya da tatlandırıcı oranı yüksek olabiliyor. Şeker oranı yüksek ürünlerde, yemişten alacağımız fayda yerine fazla şekere maruz kalıp zararlı çıkıyoruz! Bazı ezmelerin üretiminde, bitkisel yağ (tartışmalı palmiye yağını içermesi çok muhtemel! Bu konuyu yakında detaylı yazacağım…), süt tozu, soya lesitini ve yapay tatlandırıcı gibi ek maddeler de kullanılabiliyor.

fındık

Aslında bu ezmeleri evde yapmak da zor değil, zaten o zaman fındık ve fıstığın kendisi dışında kullanılan ek maddelerin ne kadar gereksiz olduğunu görüyorsunuz. Doğal şekerin ambalajlı ezmede, miktarı yemiş oranından az tutularak, tat vermesi amacıyla kullanılması anlaşılır bir şey, ezmeyi tatlı seven de var, damak tadı… Evde yaparken de tat vermesi için biraz doğal şeker, stevia tozu veya bal eklemek mümkün…

Piyasada bulunan fındık-fıstık ezmesi ürünleri arasında az şekerli ve katkısız olan seçenekler de var. Benim tercih ettiklerim her zamanki gibi karbon ayak izi ufak olan yerli ürünler. Neredeyse her bölgesinde yemiş yetişebilen bir ülkede yaşıyoruz, bu yüzden yemiş bazlı ürünlerde yerli üretimi tercih etmek, olabilecek en etik tüketici davranışı!

Fazla şekerli gıda tüketmemeye dikkat ediyorum ama arada etik ürünlerle kaçamak yapmaktan zarar gelmez 🙂 Şimdiye kadar marketlerde rastladıklarım şöyle:

Fiskobirlik Fındık Ezmesi

Fiskobirlik fındık ezmesi, geçmişi 1938’e dayanan Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’ne bağlı Fiskobirlik Efit’in bir ürünü…

Fındığı bol, şekeri de çoğu fındık ezmesine göre az olan sürülebilir bir tatlı seçeneği! %70 fındık, %29.9 şekerden  oluşuyor. Türk Gıda Kodeksine göre etiketlemede belirtilmesi gerektiği için içinde glikoz veya yapay tatlandırıcı olmadığını anlıyoruz.

Bu arada ürünün içinde karbonhidrat değeri yüksek olan şekerli aroma verici vanilin de var. Vanilin, vanilya çekirdeklerinden üretilen doğal vanilya aromasının çok daha düşük maliyetle yaratılan yapay taklidi. Fakat sağlık açısından yüksek risk oluşturan katkı maddeleri arasında gösterilmiyor.

Trabzon Tarım Fıstık ve Fındık Ezmesi

2008 yılında kurulan Trabzon merkezli Trabzon Tarım, öncelikle fındık imalatı ve ihracatı yapan bir firma. Trabzon Tarım’ın iki farklı ezmesi var, fıstık ve fındık. Her ikisi de %70 oranında fındık-fıstık içeriyor, şeker oranlarının yüzdesi içindekilerde belirtilmemiş ama başka bir katkı maddesi ve yapay tatlandırıcı kullanılmadığını görüyoruz. Bu ürünlerde de aroma olarak vanilin kullanılmış.

Fakat yakın zamanda içindekilere bir daha göz attığımda daha önce görmediğim süt tozunun da eklendiğini gördüm! Süt tozu olan mı olmayan mı en güncel ürün bilemiyorum…

Bulaşık Deterjanında Doğal Alternatifler

dogal bulasık deterjanı

Birçok üründe olduğu gibi bulaşık deterjanında da, hem yerli üretim olup market rafına ulaşmak için bıraktığı karbon ayak izi küçük, hem de içerik açısından çevreye ve insan sağlığına duyarlı olan ürün çok az! Doğal olarak lanse edilen bazı ürünlerin, aniyonik-noniyonik madde ve methylisothiazolinone gibi alerji tetikleyici ve sinir hücreleri üzerinde olumsuz etkileri olduğu tartışılan koruyucular içermediğine dikkat etmek lazım.

Elde yıkama ve makine için önerilebilecek yerli üretim ve bitkisel bazlı bulaşık makinesi deterjan alternatifleri şöyle:

Bulaşık Makinesi Deterjanı

Mom’s Green Bulaşık Makinesi Jel Temizleyici ve Tablet

moms green bulasık

Mom’s Green markasının ürün grubu “Eco Garantie” sertifikasına sahip. Bu sertifika, ürünlerde organik ve doğal hammadde kullandığını tescilliyor, ürün içerikleri doğada biyolojik olarak çözünen maddelerden oluşuyor. Eco Garantie, 1984’ten beri Danıştay onaylı olarak faaliyet gösteren, Belçika merkezli Ulusal Biyolojik Tarım Ürünleri Dağıtıcıları Meslek Birliği’nin (Probila-Unitrab) yürüttüğü bir sertifika sistemi, denetleyicisi ise organik ürünler konusunda uzmanlaşmış olan küresel kuruluş Certisys.

Benim bulaşık makinesi için şimdiye kadar bulabildiğim az sayıda doğal ve yerli üründen birisi bu. Güzel de temizliyor, kalıntı falan bırakmıyor. Bildiğim kadarıyla sadece internet üzerinden satılıyor. Ürün grubunda portakallı parlatıcı seçeneği de bulunuyor. Web sitesinde ürün içerikleriyle ilgili çevre ve insan sağlığı açısından detaylı bilgiye ulaşabiliyorsunuz, bunu da bir artı olarak belirtelim. Sipariş için Mom’s Green markasının web sitesi olan Yeşil Anne‘ye üye olmak gerekiyor.

U Green Clean Bulaşık Makinesi Tableti

green clean bulasık

Uzay Kimya’nın “Eco-Garantie” sertifikalı ürün grubuna sonradan eklenen bulaşık makinesi tableti bir diğer tescilli ve yerli seçenek. Ürünün satışı CarrefourSA ve Metro mağazalarında yapılıyor, bunun dışında bazı küçük ölçekli yerel marketlerde de ürünü bulmak mümkün, satış noktalarına web sitesinden göz atabilirsiniz. Sık kullandığınız bir markete talepte bulunarak ürünün getirtilmesini sağlayabilirsiniz.

U Green Clean bulaşık makinesi tabletinin yanında bitkisel bulaşık makinesi parlatıcı ürününe de ulaşabilirsiniz. Ben parlatıcı olarak çamaşır makinesinde olduğu gibi bulaşıkta da elma sirkesi veya beyaz temizlik sirkesi kullanıyorum, ama sirkeyi tercih etmeyenler için bu doğal içerikli ve yerli üretim bulaşık makinesi parlatıcıları iyi birer alternatif…

Ev Yapımı Makine Tozu

bulasık mak det

Makine deterjanını evde kendiniz de yapabilirsiniz. Doğal içerikli hazır deterjanları keşfetmeden önce ben de bu yöntemi izliyordum. Çok da zahmetli değil, ama bazen beyaz tozumsu bir kalıntı bırakabiliyor, yine de deneyip kendiniz görebilirsiniz. Bendeki tarif www.zehirsizev.com sitesinden:

  • 1/4 bardak kaya tuzu
  • 20-25 damla limon veya portakal yağı
  • 1/4 bardak limon tuzu
  • 1 bardak karbonat
  • 1 bardak boraks (doğal bir madde olmasına rağmen bazı alerjik reaksiyonlara sebep olabileceğini bazı kaynaklarda okuyorum, biraz tartışmalı. Özellikle bulaşık gibi direk ağızla temas eden eşyaların temizliği için kullanılmasa daha iyi diye düşünüyorum. Zaten bu tarifte de isteğe bağlı denilmiş.)
  • 1 bardak çamaşır sodası
  • kapaklı bir kavanoz ya da saklama kabı

Bütün malzemeler karıştırılır. Deterjan gözünü dolduracak kadar konur, parlatıcı olarak elma sirkesi kullanılır. Makinenin filtresi temiz olmalı.

Arap Sabunu

Bulaşık makinesinde daha önce Arap sabunu kullanmayı da denedim, sonuç da fena olmadı. Parlatıcı olarak sirke kullandım, makinenin içine de kullanılmış limon koydum. Kalıntı yapmadı, bulaşıklar da temiz ve parlak çıktı. Ama Arap sabununun kendine has kokusu makineye ve bulaşıklara sindi, bu benim çok hoşuma gitmedi…

Klasik Arap sabunu, içinde zararlı kimyasallar bulundurmayan bitkisel bazlı bir temizlik ürünü. Ama piyasadaki ürünlerin çoğu katkı maddesi içeriyor, katkısız Arap sabunu ürünleriyle ilgili bilgi için genel temizleyicilerle ilgili yazıma bakabilirsiniz.

Elde Yıkama Bulaşık Deterjanı

Elde yıkama için bulaşık deterjanında ise benim gözüme çarpan, hem yerli üretim olup karbon ayak izi düşük olan, hem de zararlı kimyasallar içermeyen etik ürünlerse şöyle:

U Green Clean


U Green Clean, Uzay Kimya’nın “Eco Garantie” sertifikalı ürün grubu. Yakın zamana kadar sadece CarrefourSA mağazalarında ve internette organik ürünler satan web sitelerinde satışı yapılan U Green Clean ürünleri artık daha küçük marketlerde de bulunabiliyor, daha önce de yazdığım gibi siz de kendi marketinize getirilmesini talep edebilirsiniz. Bu ürün grubunun, organik portakal yağlı bitkisel bulaşık deterjanını deneyebilirsiniz.

Mom’s Green

“Eco Garantie” sertifikalı bir diğer yerli ürün Mom’s Green markasının da elde yıkama için bulaşık deterjanı seçeneği var. Organik portakallı ve limonlu seçenekleri bulunan bulaşık temizleyicisini sipariş etmek için Mom’s Green markasının web sitesi olan Yeşil Anne‘ye üye olmak gerekiyor.

Arap Sabunu

Bulaşık deterjanı olarak katkısız Arap sabunu kullanmayı da tercih edebilirsiniz, eğer kokusu sizi rahatsız etmiyorsa… Direk ya da suyla ve aromatik yağlarla karıştırılıp sıvı deterjan olarak kullanılabilir.