Yayınlar

Bu kitap, 1990 sonrasında çekilen filmlerde 68 hareketiyle ilgili hatırlama ve unutma pratiklerine bakarak sinema ve tarih ilişkisini, bu bağlamda “nostalji sineması” kavramını inceliyor. 1990 sonrası, hem hatırlama ve unutma pratiklerini içeren bellek kavramının tartışılmasını, hem de nostaljinin hatırlama biçimi ve çalışma alanı olarak yükselmesini sağlayan bir dönemdir. 60’lı yılların sembolü haline gelen birçok olayın yaşandığı Amerika ve Fransa’da bu döneme dair ortak bellek 1990’lardan bu yana nostaljik bir yaklaşımla şekillenirken, belleğin oluşumu ve aktarımında etkin bir kültürel araç olan sinema da bu genel eğilime katkıda bulunmuştur. Bu çalışma, günümüz sinemasında 68 hareketini ele alan filmlerden öne çıkanları, sinema tarih araştırmaları içinde ayrı bir çalışma alanı oluşturan nostalji sinemasının örnekleri olarak ele alıyor, bir temsil ve söylem biçimi olarak sinemada nostaljik yaklaşımın tarihsellik algısına olan etkisini tartışıyor.

“Nostalji sineması geçmiş hakkındadır, ancak yaşanmış bütünselliği içinde geçmişin bir temsilini yaratmaz, bunun yerine geçmiş bir döneme ait kültürel nesnelerin oluşturduğu dünyayı biçimsel olarak yeniden kurarak, bu nesnelerle özdeşleştirilen bir dönem duygusu uyandırmayı amaçlar.” (Fredric Jameson)


Kitap içindeki bölüm başlığı:

*İzlanda Sinemasında İnsan-Doğa İkileminin Sınırları

Yüzyıllar önce, Nordik (Nordic) coğrafyada, uzun ve karlı geçen kış aylarında ev halkı ateşin başında toplanır, herkes elindeki iş ile meşgul olurdu. Evin çocuklarını, bir yandan eğlendirmek diğer yandan da bilgilendirmek ve onlara ülke sevgisini aşılamak için uzak diyarlara yapılan yolculuklar, kahramanlık öyküleri anlatılırdı. Skald olarak anılan halk ozanları, kimi zaman meydanlarda, kimi zaman evlere konuk olarak, arp çalıp şarkı söyler ve efsane/destan anlamına gelen sagaları dillendirirlerdi.

Elinizdeki kitap, Nordik ülkelerden başka diyarlara tıpkı Skald’lar gibi bu coğrafyanın hikayelerini aktaran bölge sinemasının izini sürüyor. Farklı bir coğrafyanın sineması üzerine yapılan bir çalışma, o coğrafyayı uzun süreli deneyimlememiş araştırmacılar tarafından dışarıdan bir bakış sunar. Bu kitap bir yolculuk kitabıdır. Bilmedikleri, farklı coğrafyaları keşfe çıkmış seyyahların günceleri gibi film şeridi de bir yol, keşif olanağı sunar.

Nordik sinema, Nordik kültürüne dair günümüzde giderek artan ilgi karşısında, bölge sineması üzerine düşünme ve bilme isteğini tatmin edecek ilk Türkçe kaynaktır.


Kitap içindeki bölüm başlıkları:

*Ekosinema

*Ekolojik Okuryazarlık

Akademik ve sanatsal kariyerlerinin farklı basamaklarından, farklı nesil ve coğrafyalardan 52 kişinin kaleminden, fırçasından, gözünden ve sazından çıkan bu kitap, tüm dünyada yaygınlaşan ve Türkiye’de son dönemde hızlanan çevreci, dijital, tıbbi ve posthüman beşerî bilimler alanlarının temel kavramlarını özgün makaleler yoluyla bir araya getiriyor. Bu dört alandan ve onların kesişim noktalarından seçilmiş terim ve kavramların 50 başlıkta tanıtıldığı bir el kitabı niteliğindeki Beşerî Bilimlerin 50 Rengi’nde, çağdaş düşünce akımları ve bilimlerin sanatla ve edebiyatla buluşması farklı seslerle yorumlanıyor. Felsefi, edebî, biyolojik, tıbbi, ekolojik, etik ve teknolojik disiplinlerin birbiri içine geçen tarihsel ve düşünsel süreçlerini irdelerken, kitabın içerisine yerleştirilmiş karekodlarla görsel, işitsel ve performatif sanatlarda da bu süreçlerin yansımaları sunuluyor. İçeriğinde ele alınan terim, kavram ve kuramların özüne de uygun olarak, tüm bu farklı ögelerin öbekleşerek bütüncül bir biçimde sunulduğu bu eser, kapsadığı alanlarda dünyada ve Türkiye’de süregelen güncel akademik çalışmaları takip eden herkese bir başucu kaynağı olma potansiyelini taşıyor.


Kitap içindeki bölüm başlığı:

*Embodied Anthropocentrism in Anatolian Novel and Film (Yazarlar: Ekin Gündüz Özdemirci ve Nilay Kaya)

The first discussions of environmental justice in Turkish cultural scene in the early years of Turkish Republic appeared in the late 1950s, under the influence of social realist movement both in literature and film. Drawing upon the subject of ‘right to water’, Dry Summer is one of the first examples in Turkish film and literature that explore the issue of social justice from an environmental justice perspective. In this comparative analysis of the novella and the film we will discuss the treatment of environmental issues in social realist works, and comment on the ethical understanding of non-human nature in a period that is largely unexplored within ecocriticism studies in Turkey.


Kitap içindeki bölüm başlığı:

*Moving Stills: The idea of nature in New Turkish Cinema

This chapter examines the rural contexts in Turkish films that become a meeting point with an external and non-social nature that is substantially devoid of human intervention, and discusses its relevance with shifting connotations of the urban space. It looks at early Turkish films, observing the shift from environmental concerns to ecological understandings in recent films. The chapter discusses the dynamics of urban ecology after the 1990s, focusing on Istanbul to comment on the possible grounds of shifting rural narratives from an outsider urbanite perspective. It provides examples of the cosmic vision and embodied ecological awareness in Turkish films by an aesthetic and narrative analysis, and describes the idea of nature they display in a social context.


Kitap içindeki bölüm başlığı:

*Eco-nostalgia in Popular Turkish Cinema (Yazarlar: Ekin Gündüz Özdemirci ve Salma Monani)

This chapter discusses the Turkish cinema in ecocinema studies by viewing Sellale (2001) as an example of Turkish film in which nostalgia takes an ecological import. The chapter explores the different concerns in ecocinema studies through the concept of eco-nostalgia that connect the Turkish film scholarship on nostalgia with ecocinema studies in ecology. Asuman Suner and others recognize the pastoral narrative as common to popular Turkish cinema. Turkish cinema brings the attention of eco-film critics that opens the ecocinema studies to a national cinema and extending its attention to other popular Turkish films that engage a concern of ecocinema studies interest in national and transnational cinema.