Hakkında

ekolojikcadi2

Merhaba! Adım Ekin. İletişim alanında doktoralı bir akademisyenim. Bir süre önce, İstanbul’daki şehir yaşamından bunalmamla, daha sakin, yeşil ve temiz bir yaşam alanı özlemiyle dolup taşmamla eş zamanlı olarak, ekolojik yaşam, sürdürülebilirlik ve doğal ürünler gibi konularla ilgilenmeye başladım. Konu konuyu açtı aslında ve şehirlerde hissettiğimiz huzursuzluğun temelinde, asıl ait olduğumuz yer olan doğadan ve onun dinamiklerinden ne kadar kopmuş olmamızın yattığını anladım.

Hemen şehri terk ettim dememi bekliyorsanız, hayır öyle olmadı. Arada bir süre yurtdışında yaşadım, sonra İstanbul’a döndüm, şimdilerde İzmir-İstanbul arasında gidip geliyorum:) Bakalım yol bizi nereye götürecek… Yurtdışında olduğum sürede, ekolojik topluluklarda ve sürdürülebilir yaşam merkezlerinde gönüllülük yaptım, Permakültür tasarım kursunu tamamladım ve bir ay kaldığım, dünyanın en eski ekoköylerinden Findhorn’da, Uygulamalı Ekoköy Yaşamı (Applied Ecovillage Living) programına katıldım.

Benim tercihim günün birinde kırsalda yaşamak olsa da, doğaya olan aidiyetimizi yeniden hatırlamak için şehirde de yapılabilecek çok şey var. Çünkü bu öncelikle bakış açımızı değiştirmekle ilgili. “Ben doğada üstün bir tür değilim, tıpkı diğer canlılar gibi onun sadece bir parçasıyım” demeye başladığınız ve bunu hayatınızda bir üst cümle haline getirdiğinizde, eylemleriniz ve tercihleriniz siz farkında olmadan değişiyor, değiştirmezseniz huzursuz hissediyorsunuz zaten.

Apartman bahçenizde her şeye rağmen yaşamaya çalışan tek tük ağaçlara, azimle betonların arasından fışkırmayı başaran vahşi bitkilere, sokakta yaşamaya çalışan hayvanlara, evinizde gördüğünüz böceklere farklı bir gözle bakmaya başlıyorsunuz. “Empati kurmayı” öğreniyorsunuz, belki de toplumda eksikliğini hissettiğimiz en önemli şey… Doğaya dikkatinizi verdikçe, bir parçası olarak onu dinlemeye ve anlamaya başladıkça o da sizi iyileştirmeye başlıyor. Sadece bu bile! Bir de toprağa dokunmaya başladığınızı, onu karşınıza almadan, onunla birlikte üretmeye başladığınızı düşünün, bundan daha etkili bir terapi olamaz, üstelik bedava 🙂

Bitkilerin iyileştirici özelliklerini, diğer canlı türleri arasındaki iletişimi, ağaçların hikayelerini, doğanın bir parçası olarak yaşamayı bilen atalarımızın deneyimlerini, masalları, ritüelleri ve doğada her şeyin karşılıklı bir bağlılık içinde oluşunu hayranlıkla keşfediyorum. Keşfettikçe o bağlılığın bir parçası olduğumu daha güçlü bir şekilde hissediyorum. Belki bir gün gerçek bir cadının bilgeliğine ulaşabilirim…

Ortaçağ Avrupa’sında bir kadının doğada tek başına dolaşması, bitkileri tanıyıp onlardan iyileştirici ilaçlar yapması gibi şeyler onun cadı diye damgalanması için yeterliydi. Aslında o kadınlar doğanın dilinden anlayan bilgelerdi. Günümüzde bu kelime genelde hırçınlık ya da çirkeflik yapan kadın anlamında kullanılıyor ama TDK bir anlamına daha yer vermiş; “cadı gibi” tabirinin “çok becerikli” olarak karşılığı da var. Biz şehirlilerin o “çok becerikli” cadılardan öğreneceği çok şey var!


Kısa Özgeçmiş

Dr. Ekin Gündüz Özdemirci, sinema, medya, ekoeleştiri ve ekolojik okuryazarlık alanında akademik çalışmalar, aynı zamanda ekolojik yaşam konusunda araştırmalar ve sivil toplum çalışmaları yürütüyor. Yüksek lisans eğitimini Université de Toulouse II-Le Mirail, Ecole Supérieure d’Audiovisuel (ESAV) bünyesinde, doktora eğitimini ise Marmara Üniversitesi Radyo TV ve Sinema anabilim dalında tamamladı. 2014-2015 yıllarında Brunel Üniversitesi’nde sinemada çevresel sürdürülebilirlik uygulamaları üzerine bir araştırma gerçekleştirdi, 2017-2018 yıllarında, Rachel Carson Center for Environment and Society bünyesinde, Türkiye sinemasında ekolojik temsiller konusunda bir araştırma yürüttü. Kapadokya Üniversitesi’nde lisans ve lisansüstü düzeyde, Ekosinema, Medya İletişim ve Çevre, Çevresel Sürdürülebilirlik ve Ekolojik Yaşam, Ekolojik Okuryazarlık gibi dersler veriyor, Çevreci Beşeri Bilimler Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Sürdürülebilirlik Komisyonunda görev alıyor. Akademik çalışmalarının yanı sıra, İskoçya’da bulunan Findhorn Ekoköyü’nde Uygulamalı Ekoköy Yaşamı eğitimini, Permakültür Tasarım Sertifikası gibi ekolojik yaşam uygulamalarına yönelik çeşitli eğitimleri tamamladı, Türkiye ve yurtdışında ekolojik yerleşkelerde ve topluluklarda gönüllü çalışmalarda bulundu. Halen, İzmir’de bulunan Atölye Deneme Sanat ve Ekoloji Derneği’nin yürütme kurulunda sivil toplum çalışmalarına devam ediyor.